Kafamda olan, yeni bir gazla yazacağım 2 hikayelik bir seri..
Yaşlı kral, şövalyelerine baktı. Devasa taht odasında sadece o ve 5 kişilik şövalye grubu vardı..
"hepinize güveniyorum, biliyorsunuz.." Şövalyelerden onaylanma mırıltısı çıktı. "Sizden son bir ricam var.. Oğlumu.. öldürün.."
Şövalyeler zırhlarına bakındılar.. Hepsi kimden bahsettiğini anlamıştı, küçük oğlu,
Arafinwë.. 3 kardeşten farklı olanı.. Şeytan kanı taşıdığına dair söylentiler vardı. En son, büyük kardeşini öldürmüştü, duygusuz bir katildi. Bütün bir köyü yok ettiğini söylüyorlardı. Şövalyelerden biri kaskını çıkarıp yüzünden akan terleri sildi..
Şövalyelerden biri öne çıktı "onu nerede bulabileceğimizi biliyormusunuz kralım?" diye sordu. Yaşlı kral sakallarını karıştırdı," en son.. En son meril'in kalesinde olduğu söylendi.. Onu.. onu, onu orada öldürmüş.." kralın gözünden bir damla yaş düştü. Şövalyelern lideri eğilerek kralın huzurundan ayrılmak için izin istedi, ve askerlerini toplayıp dışarı çıktı.
"Karılarınızla,çocuklarınızla vedalaşın. Bu son görev olabilir.."
2 saat sonra hepsi loncalarının bahçesinde, atlarında hazırdı. Atları, bembeyazdı. Atların gözleri göğün mavisi kadar maviydi, ateş kadar sıcaktı. Yaşam doluydular. Ve bu atlar, yeryüzündeki en hızlı atlardandı. Lider bir şahlanma ile atını sürmeye başladı, diğerleri onu takip etti. Ve kaleye ulaştılar.
..
Kapıyı bir tekme ile lider açtı. Bir şövalye okunu çıkarıp gerdi, diğerleri kılıçlarını çektiler. Lider bir el işareti ile onları içeriye yolladı. Oklu şövalye uygun bir siper buldu kendine. Ve uzun, geniş merdivenlerden inmeye başladı küçük kardeş..
"Ve gelin, beni özgür olduğum için öldürmeye. Bana söylenen, bana sorulmadan emredilen şeyleri yapmadığım için öldürmeye gelin. Beni özgür olduğum için öldürmeye gelin. Ama unutmayın, özgür bir adamı köleler değil, özgür başka bir adam öldürebilir. Ve özgür insanlar birbirlerini öldürmezler. Özgür insanlar ölmezler!" diye bağırdı merdivenlerden indiğinde.
Lider başıyla onayladı, ve, oklu şövalye okunu fırlattı, diğerleri bağırarak ona doğru koştular. Kardeş oku yakaladı, ve ilk gelen şövalyenin zırhını delerek kalbine sapladı. Şövalyenin cansız bedeni yere yığıldı. Lider kılıcını Arafinwëy'e doğru savurdu, Arafinwë kılıcı tuttu ve iterek sapını liderin göğsüne vurdu sonra hızlıca çekerek tek bir hamle ile liderin kafasını uçurdu. Kanlar içine yere yığıldı kafasız beden.. Diğer iki şövalye birbirlerine baktılar, kafalarıyla birbirlerini onayladılar ve aynı anda kılıçlarını 2 farklı yönden Arafinwë'ye saplamak üzere koşmaya başladılar. Arafinwë liderin kılıcını yere attı, ve bekledi. son şövalyeler kılıçlarını saplayacak kadar yaklaştıklarında bir adım geriye çekildi ve şövalyeler birbirlerine kılıçlarını sapladı. okçu ise, ok yağdırmaya başladı. Arafinwë şövalyelerden birinin kalkanını aldı ve kendini oklardan koruyarak okçunun yanına gitti. Ve kalkanı okçunun kafasına vurmaya başladı. okçu öldüğünde, suratı tanınmayacak şekildeydi.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
1 comment:
Ne güzel uzun bir yazı olmuş. Acaba kardeş babasını öldürecek mi? Bu arada özgürlüğü için emredilen şeyleri yapmıyor; ama büyük kardeşini niye öldürüyor? Yada kardeşini öldürerek vicdanı sızlamıyor mu? Dolayısıyla vicdanının kölesi olmuyor mu?
Ek not: 10. satırın 4. kelimesi çıardıp olmuş, sondan 9.satırın 4. kelimesi de şvalye olmuş, :D
Eline sağlık, devamını merakla bekliyorum :)
Post a Comment